Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2010 Pazar

"Ermeni Köpekler, Beşiktaş'ı Destekler"

Sana, küfürsüz bir söz söylemenin imkanı yok maalesef. Hatta seninle tartışmanın da anlamı yok. Ne desek, ne sözler döksek de, anlamayacağını biliyoruz. Hatta sana önce sahadaki on bir kişi, sonra da tribündeki onbinlerce kişi gereken cevabı vermiştir.

O yüzden, bununla idare et şimdilik;

Girdi mi?

Maçın Ardından...

Sahaya giren ikinci "Top"...

Mücadele, her yerdeyiz...

Bekleyiş...

Her yerdeyiz demiştik!

Rahat uyu...

Hem suçlu hem güçlü..
.
Türkiye'deki futbol gerçeği..
.
Bernd Schuster

Bir maçtan daha fazlasını kaybettin...

Kralımız çok yaşa!

Unutmadık...



Ve Delinho'nun "topa" müdahalesi... Guti pas istiyor gerçi ama olsun...

Yeter Ulan!


Beşiktaş - Bursaspor maçı öncesi ve maç sırasında yaşanan, her türlü iyi niyeti suistimal eden, iki tarafa da büyük zararlar veren, maça döner bıçaklarıyla gelen, maçtan önce bir insanı bıçaklayan ve yaralayan, döven, saldıran, küfür eden tüm taraftar kılıklı hayvanlara YETER ULAN! diyoruz.

Yeter be kardeşim! Laftan anlamıyor musunuz?

Beşiktaş - Bursaspor / Maç Analizi

Beşiktaş, bu sezonun en iyi futbolunu oynamıştır!
En başından beri belirttiğimiz futbolun emarelerini bu maçta görmüş olduk.
Baştan sona üstün ve bir o kadar da akılcı bir futbolla sahadaydı takımımız. Günümüz futbolunun gerektirdiği her şey yapıldı;

- 20-30 metrede oynamak.
- Doğru pozisyon almak.
- Pres.
- Yaratıcılık.
- Takım halinde hareket.
- Az bireysel hata.
- Başarılı paslaşmalar.

Bunlar gerçekten maç boyunca yılmadan takımımız tarafından sergilendi. Nitekim, aylardır eleştirilen, defansın önde kurulmasının faydasını da görmüş olduk. Bursaspor, ne zaman çıkmaya çalışsa, orta sahada Ersan ve Toraman'ın basıp almaları da bunu kanıtlar nitelikte. Zaten doğrusu da buydu. Yani aylardır yapılmaya çalışılan, istenilen bu tarz bir defanstı. Öyle ki, araya atılan hiçbir topa ya da defans arkasına sarkan hiçbir hücum organizasyonuna maruz kalmadık.

Demek ki neymiş?
Savunmadaki oyuncular, sisteme alışıp, onu uygulamaya başlayınca gayet etkili olunabiliyormuş. Beşiktaş tekrar topla oynama istatistiklerinde tavan yaptı. Takımın ve defans bloğunun kendisine güveni geldi, sistemin oturmaya başladığı görüldü.

Orta sahaya söylenecek söz yok. Olağanüstü oynadılar. Yardımlaşma ve pozisyon alma had safhadaydı. Kimseyi geçirmediler ve doğru noktalara, harika presler uyguladılar. Bunun neticesinde başarı da kendiliğinden geldi. Bursa orta sahası, kısa zamanda teslim alındı.

Forvet yine kusursuzdu. Özellikle Ali Küçik, yaşına rağmen çok bilinçli oynuyor. Belki harikalar yaratmıyor ama doğru şeyleri eksiksiz yapıyor ve katkısı büyük oluyor. Oyundan çıkarken ona yapılan tezahürat ve gözlerindeki mutluluk, yumruklarını sıkarak sevincini göstermesi, bizi çok mutlu etti. Gözlerimizi doldurdun be Ali Küçik. Sen bu takımın yeni parçası olacaksın. 33 yaşındaki Fatih Tekke'yi zorla kazanmamızı söyleyen basına, Schuster'in en büyük tokadı oldun. Böyle kal ve devam et, arkandayız.

O kadar güzeldi ki her şey, neyi yazacağımızı şaşırdık açıkçası. Bu kadar eksik kadroya rağmen sahada gösterilen futbol parmak ısırtan cinstendi.

Cenk, kimi zaman hatalar yapsa da, hatta birisinde az kala "büyük" hata yapacak olsa da, kalede kalmaya devam etmeli. Kendisini, Hakan'dan uzak bir yerde yetiştirmeyi teklif ediyoruz.

Delinho, sana söz söylemek ne mümkün? Zaman zaman kızsan da, hala olağanüstü bir oyun oynuyorsun. Her zaman takımdaki dirence katkısı çok yüksek. Ayrıca bugün içe kat ederek, Schuster'in istediklerini yapmayı başardı. Tek eksisi, daha önce pek yapmadığı bu olayı neticelendirecek pasları vermekti. Onları da yapacağına inanıyoruz. Pres ve defansif olarak çok iyiydi.

Ersan ve Toraman, ikisi de basit hatalar yapmadılar ve yine Schuster'in sisteminde korkuya yer olmadığını anladılar. Kendilerine güvenleri gittikçe artıyor. Basit kişisel hatalardan uzak kalıp, doğru yere konuşlandıklarında, bugün olduğu gibi orta sahada basarak Beşiktaş'ın pozisyon yemesini engelleyebilirler. Çünkü, esas olarak forvetin presinin sonuç vermesi de buna bağlı. Forvete yakın oynadığınız sürece başarınız artacaktır bugün olduğu gibi. Bravo.

Hilbert, sen nasıl bir adamsın öyle? Biz demiştik, Hilbert, sağ bek pozisyonunda harika oynuyor ve oynayacaktır da diye. Yanıltmadı bizleri. Kendi yerini buldu. Hırsı, azmi, mücadelesi, taraftarı seven yapısıyla her zaman ilk 11'de oynayabilir kendisi. Bindirmeleri ve yavaş yavaş artan form grafiği bizi umutlandırdı. Ülkedeki en iyi 3 sağ bekten birisidir artık.

Guti, seni yorumlamak ne haddimize. Gönüllerimizin kaptanısın. Sana söylenecek her şey eksik, kifayetsiz kalır.

Ernst, sistemin kilit adamı olarak, takım maça ağırlığını koyduğunda o da daha iyi oynuyor. Özellikle çift yönlü olarak oyunu sürkülase etti maç boyunca. Kendisinin asıl mevkisi ve oyun yapısına uygun yerde görev verildiğinde gerçek bir yıldız. Nefes aldırmadı ve doğru olan her şeyi yaptı.

Aurelio, defansın içine gömülmeden oynatıldı ve asıl görev yerini bulunca "silik" görüntüsünden eser kalmadı. Eski Mehmet'in görüntüsünü bırakın, yepyeni bir Mehmet görüntüsü verdi. Maç boyunca hep doğru pasları ve presleri yaptı. Takıma katkısı olağanüstüydü.

Necip, yaşı genç ama aklı ve yaptıkları çok büyük. Belki de bugün sahada en iyisini sergilemedi ama hangi takımda ve kimlerin önünde oynadığının sonuna kadar farkında. Hocasının güveneceği ama muhtemelen 11'de oynatmayacağı bir yetenek. Her şey zamanla yerine oturacaktır.

Holosko, ne kadar küfür edilse de, gol de kaçırsa, kendini henüz toparlamasa da, şunu fark ettik ki, belki de biz Holosko'dan çok fazla şey bekliyoruz ve o da bunları yapmaya çalışıyor. Biraz fazla abartıp sonra ondan da fazla kızıyoruz. İyi bir yedek olacaktır muhakkak. Yine de elinden geleni yaptı, özellikle rakip sahadaki presi takdire şayandı.

Beşiktaş genel olarak eksiksizdi. Bu takım oyununa yapılan büyük bir katkıydı. Takımın kendisine olan güvenini yerine getirdi.

Ayrıca, Ersan'ın, Schuster'in tepesine çıkarak golün sevincini yaşaması ve Schuster'in ardından dönüp ona sımsıkı sarılması, Schuster'in ne kadar sevildiğini ve takımdaki dayanışmanın, birbirine alışmanın ve güvenin, sevginin en önemli göstergesiydi.

Sonuna kadar başarılı bir maç çıkarıldı. Aylardır söylediğimiz gibi Schuster sistemine yakın oynandığında gerçekten harikalar yaratılabilir tek sorun alışmaydı, onu da geçmiş gibiyiz. Daha doğrusu, ilk yarının sonlarına doğru tekrar yükselişe geçti takım. İkinci yarı yeni transferler ve vizyonla çok daha başka bir takım görülecektir.

Sezonun zor ve haksız eleştirilen bir bölümünden buraya gelmek her babayiğidin harcı değildir. Beşiktaş, artık istediği futbola giderek yaklaşmakta.

Son 3 maç ne olur? diye bir dosya hazırlamıştık ama yayımlanamadı. İlk tahminimiz de böylece tutmuş oldu. Basının dediği "hani Schuster'in sistemi?" eleştirisi de son buldu. Bizim de dediğimiz gibi, Dayı, bu işten vazgeçmezdi. Sadece olması gerekeni yaptı GS maçında ve kazandı. Şimdi yine, topla oynayan, pozisyon bulan ve nefes aldırmayan biziz.

Sonuç olarak, sahanın her yerinde 3-4 futbolcuyla pres yapan, top kapan, oynayan, pas yapan, defansı önde kuran(!), orta sahada yaratıcı, mücadele gücü yüksek, kendine güveni tam, futbol oynamayı seven ve artık gerçek bir takım olan Beşiktaş'ı gördük.

Ayrıca taraftar gerçekten OLAĞANÜSTÜYDÜ!

Schuster'e sonuna kadar güvenmeye devam. O bizim için çok büyük bir şans.

Bundan sonra şampiyonluk yarışı; Trabzonspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş arasında geçecektir. Ve hatta, son yılların en çekişmeli ve keyifli şampiyonluk mücadelesine hazırlıklı olmalıyız.

Beşiktaş geliyor!

2 Aralık 2010 Perşembe

UEFA Avrupa Ligi / CSKA Sofya - Beşiktaş


Gün; 2 Aralık Perşembe.
Saat; 20:00
Yer; Vasil Levski Stadı / Sofya - Bulgaristan.
TV; Star TV

30 Kasım 2010 Salı

Çok Özledik be Abi...

Her şeyin başladığı an..
.
Bir damla gözyaşındaki aşk...

Dostlarınla geçirdiğin vakitler...

Kendi yarattığın efsaneler...

Ve siyah beyaz bir fotoğrafa duyduğun özlem...

Çok özledik be sizi Abi!

Hugo Almedia mı Geliyor?


Doğru başlık; "Hugo Almedia 'da' mı Geliyor?" olmalıydı galiba.

Haber 1903.com'un haberine göre;

" FC Porto tarafından keşfedilerek bu takımın genç takımlarında oynadı. 2002-03 sezonunda kiralık olarak gönderildiği U.D. Leiria takımında profesyonel oldu. Ertesi sene tekrar Porto'ya döndü ve takımıyla ilk lig maçına 21 Eylül 2003'te Benfica ile oynanan ve 2-0 kazanılan maçta çıktı. Almeida bu maçta sadece üç dakika oynadı. Ancak bu sezonda fazla forma şansı bulamayınca ilk olarak daha önce de kiralık olarak oynadığı Leiria ile Boavista FC takımlarına kiralandı. Porto'da 2 Superliga, 1 Şampiyonlar Ligi 1 de Kıtalararası Kupa şampiyonluğu yaşadı.
2006-07 sezonu başında Werder Bremen'ne kiralık olarak transfer oldu.Bremen'de ilk lig maçına 13 Ağustos 2006'da Hannover 96 ile oynanan maçta çıkarken, yine bu maçta ilk lig golünü attı. Ağustos 2007'de Porto'nun forvet mevkisine ihtiyaç duymamasıyla Bremen'in dört yıllık sözleşme teklifini kabul etti. 2007-08 sezonu öncesinde Miroslav Klose'nin de Bayern Münih'e transfer olmasıyla ilk 11'de oynama şansını yakaladı. O sezon ligde 23 maça çıkıp 11 gol attı. Almeida 2006 yılında Bremen'le Almanya Lig Kupası ve 2008-09 sezonunda da Almanya Kupası şampiyonluğu yaşadı. Takımının 2-1 kaybettiği 2009 UEFA Kupası Finali'nde kart cezalısı olduğu için forma giyemedi.

Hugo Almeida 2010-2011 sezonunda Werder Bremen forması ile 13 maçta 9 gol attı. "


Transfer neredeyse netlik kazanmış durumda. Bu transferler ilgili detaylı bilgiler henüz ulaşmasa da, bonservisiyle birlikte alınma ihtimali çok çok yüksektir.


Şimdi birkaç soruya cevap verelim;


Hugo Almedia Nasıl Bir Oyuncudur?


Hugo, kesinlikle çok yetenekli bir forvet oyuncusu. Her iki ayağını da kullanabilen, fazla hızlı olmasa da, pozisyon bilgisi ve son vuruşlardaki yeteneği oldukça yüksek bir oyuncu. Klasik tabirle "Ceza Sahası" golcüsü değildir. Özellikle ceza sahası dışından oldukça etkili vuruşlara sahip. Şutlarının tanımını ise ancak şu şekilde yapabiliriz -teşbihte hata olmaz-; mermi sıksan daha iyi... Rakip defansı rahatsız eden, fiziği ile hava toplarında çok etkin, çalım atabilme özelliğine sahip, kolay kolay yılmayan, ileride top tutabilen, pas atabilen, pres özelliği nispeten az fakat her zaman tehlikeli bir forvet. İstatistiklerine bakarak yanılmamak gerekir. Kendisinin oynadığı takımlarda her zaman önünde çok iyi forvetler yer aldığı için fazla şans bulamamıştır ancak buna rağmen Portekiz Milli Takımı'nın oyuncularından biridir. Ayrıca zamanında Q7 ile aynı takımda oynamış ve çok iyi anlamışlardır. Bu transferde Q7'nin de etkisi olduğunu ve takımı onun üzerine kurduğumuzu söylemek mümkün. Çok başarılı ve etkili bir forvet. Hem Türkiye Süper Ligi'nde hem de Avrupa'da, günümüz ve Schuster'in futbol anlayışına uyum sağlayarak bize güç katacağını düşünüyoruz. Mermilerini, pardon, şutlarını merakla bekliyoruz. Sık sık tribünleri ayağa kaldıracak, hırslı ve vazgeçmeyen bir oyuncu. Ayrıca taraftarın da etkisiyle gücüne güç katmaya gelecektir, bizim gibi...


Hugo Almedia, Bize Nasıl Fayda Sağlar?


Hugo, oyun karakteri itibariyle hem fiziksel hem de yüksek teknik becerisi ve topa hakimiyeti ile Beşiktaş'ın yıllardır aradığı tehlikeli futbolcu tipine çok yakın ve çok faydalı olması muhtemel bir oyuncudur. İlhan Mansız tarzına oldukça yakındır. Q7'nin özellikle bu futbolcuyla çok iyi anlaşacağı kesindir. Artık yapılan ortalardan gol atma gibi uzun yıllardır Beşiktaş'ın mahrum kaldığı bir hücum organizasyonunu yaratacak ve bir ihtimal daha sağlanacaktır gol yollarında. Yeni bir seçenek yaratılacaktır. Beşiktaş'ın yakaladığı pozisyonları değerlendirme ihtimali daha yüksektir. Sahada asla vazgeçmeyen ve sisteme uyum sağlayabilen, teknik ve taktiksel yönden eksikleri bulunmayan, komple bir futbolcudur. Kanatların var olduğu bir takımda, Hugo Almedia, varlığını ve futbolculuğunu kanıtlayacaktır şüphesiz. Ayrıca karakter olarak son derece sıcakkanlı ve eğlenceli bir futbolcu ama saha dışında.


Neden Beşiktaş'a Geliyor?


Daha önceki Fernandes yazımızda da belirttiğimiz gibi, artık bu tarz kompleksleri aşmak gerekmektedir. Hagi, Galatasaray'a geldi ve kötü bir futbolcu muydu? Niye geldi o zaman? Bizim transferlerimiz de buna benziyor tam haliyle. Gelmeleri için birçok neden bir araya gelmiş durumda. Artık bulundukları liglerde ve takımlarda miadlarını doldurmuş ama futbolculukları konusunda şüphe olmayan insanlar bunlar. Tıpkı Q7'nin her zaman Avrupa'da isminin geçmesi ve geçeceği gibi bir durum fakat Beşiktaş'ta ve çok mutlu olduğunu defalarca söyledi. O yüzden, Hugo, ne kariyerini bitirmeye ne de son şansını kullanmaya geliyor. Avrupa'da etkin ve tanınan bir takıma geliyor. Ayrıca fazladan bir şans yaratıyor kendisine. Hugo, her zaman yurtdışında oynayabilecektir.


Niye Vazgeçiyorlar Ondan?


Daha önce de (!) dediğimiz gibi, takımların ve sistemlerin her zaman uyum sağlaması mümkün değildir. Kendisi de çok iyi forvetlerin arkasında beklemesi bir yana, o antrenöre hitap etmemektedir. Ve bunun gibi onlarca sebep. Ama bu ihtimallerin hiçbirisinde "kötü futbolcu" fikriyatı yoktur ve olmayacaktır da.


Doğru Bir Transfer mi? - Doğru Transfer Puanı Uygulaması -


Kesinlikle. Hatta bizim DTPU değerlendirmemize göre -detaylı bilgi için tıklayınız- kendisinin puanı; 10 / 8.1. Bu oran Fernandes'ten sonraki en yüksek orandır. Hem yaşı hem de gelecek vaat eden, daha doğrusu Avrupa'ya pazarlanabilmesi her zaman mümkün olan bu futbolcudan Beşiktaş'ın zarar etmesi mümkün değildir. Zaten, düşük bir bonservis bedeliyle takıma katılması en yüksek ihtimaldir. Beşiktaş'ın dirençli ve korkutucu bir forvete ihtiyaç duyduğu uzun zamandır malumunuz. Ayrıca pres gücünden öte rakip defansı bekleten bir yapısı vardır. Her ne kadar Türkiye'deki çoğu defans zaten çakılı beklese de, Avrupa'da etkisi daha fazla olacaktır. Aynı zamanda, Avrupa kupalarında bulduğunuz pozisyonları değerlendirmek zorunda olduğunuz başka bir gerçek. Yoksa ilk Porto maçındaki gibi yenilgiden kaçamazsınız. Bulduğunuzu atmak mecburiyetindesiniz. Hugo, bunu sonuna kadar yapacak bir futbolcudur.


Taraftar Sever mi?


Taraftarla birlikte oynayabilen bir başka oyuncu. Artık ceza sahası dışından da ya da frikiklerden de gol atma ihtimalimiz olacak ve her duran topta, her topu ayağına aldığında ayağa kalkacağız. Her an her şeyi yapabilecek yetenek ve zekada bir oyuncu. Guti'nin ara paslarına kaçacak ve onları değerlendirecek, hiçbir zaman vazgeçmeyen, fiziğiyle sonuna kadar direnen ve hırslı bir oyuncu, daha da önemlisi başarıya ve kendisini sonuna kadar kanıtlamaya son derece aç kalmış bir futbolcudur. Tıpkı Q7 gibi. Sistemin vazgeçilmezi olacaktır.


Handikapları Nelerdir?


Uyum sorunu yaşamayacaktır lakin pres gücünün zayıf olması, sistemi sekteye uğratabilir. Buna ne tür önlemler alınacağı teknik heyetin becerisine bağlı. Belki biraz da agresif olmasından bahsedilebilir. Şu anda Bundesliga'da 3 maç ceza almış durumda. Schuster'in karizması ve otoritesinin buna mahal vereceğini düşünmüyoruz ama bir handikap budur bizce. Bir de açıkçası, biz bu tarz oyuncuları seven bir taraftar grubuyuz. Ne kadar sorun olarak algılanabilir, bilinmez. Aşırıya kaçılmadığı sürece tabii...


Başka?


Türkiye Ligi'ni sallayıp atacak bir futbolcuya sahip olacağız. Tıpkı Trabzonspor'un Jaja'sına benzer ve onun daha gelişmiş ve disiplinli bir versiyonuna sahip olacağız. Hatta direkt forvet oyuncusu olan haline. Ayrıca orta sahada dağıtacağı paslar ve oyun zekasıyla da "gelen topa vuran" santrfor olmadığını herkes görecektir. Çok umutluyuz.


Sonuç?


Beşiktaş, aradığı golcüyü bulmuştur. Pascal ruhuna sahip, hem antrenör hem de futbolcuları takıma katmaya devam ediyoruz. Beşiktaş ruhunu, sahada göreceğiz gibi artık.


Son derece başarılı bir transfer çalışması olur. Sonuna kadar bu takımda oynayacağına ve uyum sağlayıp zorluk çekmeyeceğine, karakter olarak da Beşiktaş'ımıza yakışacağını düşünüyoruz.


Umarız ki öyle olur.


Beşiktaş'ımıza hayırlı olsun.

Takım Çok mu Yaşlı?


Beşiktaş Takımının yaş ortalamasının çok yüksek olduğunu her yerde görüyor ve okuyorsunuz. Bu durumu biraz daha detaylı incelemek istedik. Takımdaki futbolcular ve yaşları şu şekilde;

Rustu Reçber - 37
Hakan Arikan - 28
Cenk Gonen - 22
Ibrahim Uzulmez - 36
Ismail Koybasi - 21
Ibrahim Toraman - 29
Matteo Ferrari - 30
Ersan Adem Gulum - 23
Tomas Sivok - 26
Tomas Zapotocny - 29
Ridvan Simsek - 19
Erhan Guven - 28
Ekrem Dag - 30
Roberto Hilbert - 26
Michael Fink - 28
Fabian Ernst - 31
Necip Uysal - 19
Onur Bayramoglu - 20
Tabata - 30
Yusuf Simsek - 35
Ricardo Quaresma - 28
Guti Hernandez - 33
Nihat Kahveci - 31
Bobo - 25
Filip Holosko - 26
Mert Nobre - 29
Aurelio - 32

TOPLAM YAS ORTALAMASI: 27.81

Yüksek mi peki bu oran? Evet. Fakat esas olarak kadronun yaş ortalaması yanıltıcı bir istatistiktir. Çünkü, kadro derinliğine yaş olarak bakılmaz. Beşiktaş'tan neredeyse ayrılması kesin olan futbolcuları ve "abilik" için duran, Rüştü ve Yusuf 'u çıkarttığınızda karşınıza bambaşka bir tablo çıkar. Yani sadece rakamlara bakarak büyük yorumlar yapmak, ya gerçekleri bilmemektir ya da bilerek üstünü örtmektir.

Zaten, dünyada gittikçe ilerleyen futbolcu yaşı ve "olgunluk" dönemi klişelerine hiç girmeyeceğiz. Bu tarz saçmalıkları yeterince kanallarda ve gazetelerde söyleyenler var, sağ olsunlar. Bizim derdimiz ise başka...

Beşiktaş'ın muhtemel ilk 11'indeki durum ise şöyle; Cenk (22) - Toraman (29) - Sivok (26) - Ersan (23) - İsmail Köybaşı (21) - Ernst (31) - Guti (33) - Necip (19) - Q7 (26) - Tabata (30) - Bobo (25) -> 25.90 *

Bu kadro değiştirilebilir, daha yaşlı ya da daha genç oyuncular da koyulabilir. Kesinlikle konumuz sahaya çıkan futbolcuların gençliği değil burada. Esas olan, yaş ortalamasını arttıran mevkinin Orta Saha olmasına dikkat çekmektir. Deneyim gerektiren ve maç kazandıran "orta saha" gibi zorlu bir bölgenin yaşı nispeten geçkin futbolcular tarafından doldurulmasından doğal ne olabilir ki? Binlerce örnek verilebilir ama gerek yok. Sahadaki en hassas bölgemiz tecrübe ve dayanıklılık odaklı kuruluyor. Yaşlarına rağmen gösterdikleri mücadeleyi anlatmaya da gerek yok. Fakat, tüm takımın en yaşlı sadece bir bölgesi varsa, bunu düşünmek gerekmez mi?

O kadar da yaşlı bir futbol takımına sahip değiliz. Tüm bunlara, gidecek ve gelecek futbolcuları da ekleyince ortalama iyice düşecektir. Siz bakmayın yaşlılık göndermelerine, sadece Denizli'nin kadrolu arkadaşlarını tasfiye etmeye başlıyoruz.

Bütün mesele bu.

*Beşiktaş'ın bugüne kadar oynadığı maçlarda sürekli değişen kadro yapısı göz önüne alınarak ihtimallerden biri yazılmıştır.

28 Kasım 2010 Pazar

Beşiktaşlı Olmak...

"Beşiktaş için bir şeyler yapmak istiyorsanız, kimsenin adamı olmayın! "
Süleyman Seba

27 Kasım 2010 Cumartesi

Alen Markaryan Vuruldu! Ama?


Beşiktaş'ın en önemli simgelerinden ve Çarşı'nın kurucularından Alen Markaryan, diğer tribün liderlerinden Harun Dulkara tarafından vurulmuş.

Öncelikle Alen'e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz ve bu çirkin olaya dahil olan tüm suçluların bir an önce adalet önünde hesap vermesini istiyoruz.

Lakin, tüm bu dileklerimize rağmen, Alen ve Harun'un, bulundukları mevki ve binlerce insanın takip ettiği kişiler olmalarından dolayı daha sorumlu hareket etmeleri gerektiğine inanıyoruz.

Özellikle de Alen gibi televizyonlarda, internette ve radyolarda sürekli boy gösteren, basının da yakından tanıdığı ve bir nevi "Taraftar Yüzü" olan birinin, her ne olursa olsun bu tarz olaylardan uzak durması gerektiğini düşünüyoruz.

Evet, bunlar kişisel olaylar olabilir, her gün ülkemizin her köşesinde maalesef yaşandığı da malumdur. Yine de, bir kıdem daha fazla dikkat edilmesi gerekiyordu. Özellikle, iki kişi de Beşiktaş tribün lideri olarak anılıyorsa...

Aralarındaki tartışma hakkında fikir yürüterek "şeytanın avukatlığını" yapma taraftarı değiliz ama yine de bazı gerçekleri Alen'e olan sevgimizden ötürü görmezden de gelemeyiz. Niçin tartıştıkları az çok tahmin edilebilir olsa da, biz buna inanmak istemiyoruz ısrarla. Evet, kötü bir olay ve gerçekten üzüntümüz çok büyük. Fakat, Beşiktaş'ı tekrar karanlık günlere çekmek isteyenlere büyük bir fırsat verilmiş olduğu da başka bir gerçek.

Biz, çok temiz bir taraftar grubu olma kaygısında değiliz. Elbette, hatalara ve kişisel davranışlara açık olmak, bu tarz büyük oluşumlarda hem bir zaaf hem de bir zarurettir. Basının ve diğer otoritelerin bizi de, sıradan bir taraftar kimliğine sokmasına karşıyız ama bu, birbirimizi vurma ya da mafyavari bir göndermeyle "topuğa sıkmak" demek olmuyor. Yaşanan durum aynen budur.

Alen'e geçmiş olsun diyoruz. Umarız ki bundan sonra daha dikkatli davranılır ve Beşiktaş taraftarları da düşünülür. Çünkü bu imaj uzun süre silinmeyecektir hafızalardan. Düzelttiğimiz ve değiştirdiğimiz şeyleri söylemekten öte yaşamalıyız. Alen de bunun bir numaralı sorumlusudur. Artık böyle basit ve saçma sapan işlerden ırak durulması zorunluluktur.

Yine umuyoruz ki, bu imajı bir şekilde değiştirsinler ve birileri unutsunlar, unutturabilelim.

Beşiktaş taraftarı silahlı adamların ellerinde olmayacaktır. Gerekirse kurşun yiyen tarafta olacaktır ama asla o silahı bir başkasına doğrultmayacaktır. Alen'in de böyle yaptığını düşünmek istiyoruz. Birilerini öldürmekten daha iyi bir seçenek maalesef günümüzde kurşun yemek. Böyle işlerden uzak durulmasını temenni ediyoruz hatta böyle insanlardan diyelim...

Bu anlayışla kurşun yiyen herkes, bizim için "cesur bir yürek" tir ve öyle de kalacaktır. Kalmaya devam etmek isterse eğer...

Alen, sen de böyle kalırsın ya da böylesindir umarız.

Tribün liderliği, eleştirilemez demek değildir. Hem eleştiriyor hem de destekliyoruz kendisini. Bir şekilde Beşiktaş'tan gelir ya da kitap yazacak güç elde eden herkesi de eleştirebilme hakkına sonuna kadar sahibiz. Bu düşüncemiz, bayat bir haset olarak anlaşılmasın. Vefasına ve yaptıklarına saygımızı korumakla birlikte, Yıldırım Demirören kadar tüm icraatlerinden ve kendinden, bize karşı sorumludur.

Bu böyledir, değiştirilemez.

Geçmiş olsun...

Fernandes Beşiktaş'ta!


Valencialı oyuncu Fernandes, Beşiktaş'ta.

Daha önce kendisiyle ilgili bir inceleme yapmıştık. Söz konusu incelemeye şu adresten ulaşabilirsiniz;


Doğru Transfer Puanı Uygulaması; 10/8.6

Doğru Transfer Puanı Uygulaması ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Transferle ilgili bilgiler şu şekilde;

- Beşiktaş, satın alma opsiyonuyla birlikte söz konusu futbolcuyu sezon sonuna kadar kiralamıştır. İstenildiği takdirde 8 milyon euro verilerek bonservisi alınabilecektir.

- Valencia kendisine 18 milyon euro ödemişti.

- Ferrari ve Fink'in takımdan ayrılmasına karar verilmiştir. Kendilerine takım bulmaları için tebliğ yapılmıştır.

- UEFA Kupası'nda oynayabilecektir.

Beşiktaş'a hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

Transfer İddiaları ve DTPU / Grafite ve Santa Cruz

Tüm transfer haberleri "Doğru Transfer Puanı Uygulaması" kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Bu sistem ile ilgili daha detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.
_______________________________________________________________
Libano Batista Edinaldo Grafite


Kariyer;

Doğumu : 2 Nisan 1979 Brezilya, Paulista

Boy : 1.89 cm Kilo : 79

2001 yılında profesyonel olan Grafite ilk çıkışını 2005 yılında Sao Paolo takımı ile yaptı. 32 maçta 2 gol atınca Fransa'nın Le mans takımını dikkatini çekti.

Le Mans’da iki sezonda 51 maçta 17 gol attı. Güçlü fiziğiyle dikkat çeken Grafite Wolfsburgun dikkatinden kaçmadı.

2007 – 2008 sezonunda 24 maçta 11 gol attı.

2008 – 2009 sezonu kariyerinin patlama yılı oldu Edin Dzeko ile muhteşem bir ikili olan Grafite, 25 maçta 28 gol atarak Wolfburg'u Bundesliga’da şampiyon yaptı.

2009 – 2010 sezonunda ise 30 maçta 11 gol attı.


Transfer İhtimali;

Grafite'nin menajeri Pascal Carbon'un açıklamasına göre oldukça yüksek. Kendisi; "Grafite'nin birçok taliplisi var. Gelen teklifler arasında Beşiktaş'ın teklifi ilk sırada. Beşiktaş, Grafite için en doğru tercih olacaktır". Grafite'nin Dzeko ile birlikte yaşadığı "altın yılın" ardından bir düşüşte olduğu bilinen gerçek. Ayrıca yeni hocası ve yeni sistemde pek işler olmadığı ve onun için işlerin yolunda gitmediği de Almanya'da uzun süredir dile getiriliyordu. Kısa vakitte Almanya'dan ayrılması oldukça yüksek bir ihtimal. Kariyerinin son dönemlerini yaşıyor ve son transferini yapacak gibi görünmektedir. Almanya'da onun gibi maliyetli bir futbolcuyu kimse istememektedir.

Transfer İhtimali; %70.

Özellikleri;

Hava toplarına hakim ve rakip defansı yıpratıcı bir futbolcu. Pres gücü düşük, pozisyon bilgisi oldukça sınırlı. Hem kontra ataklarda yavaş hem de fizik/kondisyon olarak atılacak topları indirip, tutabilecek özelliklerini de kaybetmiş vaziyette. Bitiricilik yeteneği üst seviyede. Çalışma azmi oldukça düşük. Bir süredir futbola ilgisini kaybetmiş gibi görünmektedir.

Yorum;

Grafite, Beşiktaş'ın ve doğal olarak Schuster'in sistemine aradığı futbolcu değildir. Bize gereken, hava toplarına hakim ve rakip defansa baskı yaparak onların uzun top oynamasını sağlayacak bir futbolcudur. Ancak bu gerçekleştiği zaman, topla oyunda çok etkili olan Beşiktaş'ın gerçek gücü ortaya çıkacaktır. Grafite, bunu yapabilecek bir forvet değildir. Her ne kadar diğer özellikleri oldukça göz boyuyor olsa da, dediğimiz gibi esas olarak sistemin temel arzusunu yerine getiremeyecektir. Yoksa, Grafite'nin birkaç gol atması ve başarılı gibi gözükmesi oldukça normal. Ayrıca yaş itibariyle çok sıkıntılı. Fizik/kondisyon seviyesi de yerlerde sürünüyor. Mental olarak da uzun zamandır hazır değil, özellikle de Türkiye'de hiç hazır olmayacaktır. Psikolojik olarak çabuk dağılabilen ve geriye giden bir futbolcu. Katkısının muazzam olmayacağı kesindir.

Kendisini, Beşiktaş'ta yeniden doğacağını düşünmek fazlasıyla iyimser bir tahmin olur. Jübile yapmaya geldiğini ve para kazanmak istediğini görmemek için kör olmak gerekmektedir.


Doğru Tranfer Puanı; 5.2

_____________________________________________________

Roque Santa Cruz

Kariyer;

Doğum Yılı ve Yeri: 16 Ağustos 1981 Asuncion, Paraguay

Boy: 1.88 m

Kilo : 83 kg

Mevki : Santrafor

Kariyer : Futbola Paraguayın Olimpia takımında başlayan Santa Cruz golcülüğü ile bir anda tüm dikkatleri üzerinde topladı. Teknik direktör Luis Cubilla henüz 15 yaşında onu A takımda oynattı! 18 yaşında Paraguay’da yılın futbolcusu seçilen Rogue Santa Cruz kendini Bayern Münih’te buldu. Teknik direktörleri ile sorunları ve uzun sakatlıklar Münihte ona devamlı kadro şansı vermedi. 146 maçta 31 gol attı. Alman ekibinde aradığını bulamayan Santa Cruz 2007 yılında Premier Lig ekiplerinden Blacburn Rovers’ın teklifini kabul etti ve adanın yolunu tuttu. İki sezonda 54 maçta 23 gol atınca, çıkış arayan Manchester City’nin dikkatini çekti ve kendini bu takımda buldu.

Başarıları : 5 Bundesliga Şampiyonluğu, 4 Almanya Kupası, 1 UEFA Kupası, 1 Kıtalararası Süper Kupa.

Transfer İhtimali;

Son dönemde gittiği her takımda sorun yaşayan ve sakatlıklarla boğuşan Santa Cruz'a artık Avrupa'da yer yok gibi gözüküyor. Bir yerlere gidip, form tutup, geri dönmek son ve aslında düşük bir şans olarak kariyerindeki tek seçenek olarak gözüküyor. Bu tip durumlarda istikamet bellidir; Rusya ya da Türkiye. Bu yüzden de, talep olursa red edeceğini düşünmüyoruz. Beşiktaş isterse alır mutlaka. Fakat istediğini düşünmüyoruz. Bunu da katarak hesaba ihtimali de düşürüyoruz.

Transfer İhtimali; %40

Özellikleri;

Gole oldukça yakın ve son bitiricilik özelliği istisnai bir güce sahip. Lakin bunun dışında pek bir özelliğinden bahsedilemez. Kariyerindeki uzun sakatlıklar şu anda ne durumda olduğuna dair bir fikir veremiyor bizlere. Eski günlerinden yola çıkarak özelliklerini saymak yanıltıcı olacaktır.

Yorum;

Beşiktaş'ın Baros'u olacağı kesindir. Başka bir yoruma gerek yoktur kanaatimizce.


DTPU; 3.2


* İtalik olarak yazılan yazılar alıntıdır.

Doğru Transfer Puanı Uygulaması

Beşiktaş'ın devre arası transfer söylentileri şimdiden basında yer almaya başladı. Takımın ligdeki durumu ve basının bunu anlamamaktaki ısrarlı tavrı neticesinde, bu devre arasınında "transfer baskısı" Beşiktaş'ın üzerine kurgulanmış vaziyette.
Her ne kadar bu haleti ruhiye bize göre olmasa da - ki Fener'den daha zengin ve transferle sorunlarını çözmeye çalışan bir takım kimliği dayatılıyor- bir gerçek var ki, o da birkaç transferin gerektiğidir.
Beşiktaş'ın nerelere transfer ihtiyacı olduğuna dair, ocak ayına yakın bir süreçte inceleme yapmayı düşünüyoruz. Böylesi daha sağlıklı olacaktır. Fakat çıkan transfer haberlerini şimdiden değerlendirmek yerinde olacaktır. Tabii her çıkan iddiayı buraya taşımak mantıklı değil. Biz, güvenilir olduğuna inandığımız ve bir şekilde "yetkililer" tarafından dile getirilen transferleri incelemeyi sürdüreceğiz.
Fakat, farklılığımız ve olaylara bakıştaki öncülüğümüz burada da devam etmektedir.

Bu sitede yeni bir uygulama başlatıyoruz an itibariyle; "Doğru Transfer Puanı" uygulaması.

Doğru Transfer Puanı Uygulaması Nedir?

Doğru Transfer Puanı Uygulaması, bahsi geçen futbolcuları ve takımın durumuna dair bazı kriterleri göz önüne alarak yaptığımız değerlendirmedir. Peki hangi kriterler söz konusu?

- Futbolcunun Kariyeri
- Futbolcunun Uyumu
- Futbolcunun Mevcut Sisteme Verebileceği Tepkiler
- Futbolcunun Daha Önce Oynadığı Takımlardaki Verileri
- Sistem-Futbolcu Kıyaslaması
- Maliyet
- Beşiktaşlılık Duruşuna Uygunluk
- Takıma Sağlayabileceği Katkı
- Pazarlanabilir Olması
- Kişisel Puan.

Fark ettiğiniz üzere bazıları oldukça "soyut" ifadeler. Bunların çözüme kavuşması için detaylı incelemeler ve kendi içlerinde dört kriter daha belirlendi.
Mesela; Kariyer başlığında, "Oynadığı Takımlar", "İstatiksel Bilgiler", "Yaş", "Milli Takım" gibi kriterler belirlenmiştir.

Hepsi için 1 puan verilmiştir. Keza, kategorilerin kendi içindeki durumları için de 0.25 puan belirlenmiştir.

Örneğin; Bir futbolcunun kariyer puanında, Chelsea varsa 0.25 puanın tamamını alır. Avrupa'daki takım sıralamalarına göre 3 kategoriye ayırdığımız bir dataya sahibiz. Eğer, Chelsea yerine Wolfsburg'da oynuyorsa 0.10 puan alır gibi...

Her kategori ve onların içindeki sistematiklere göre oldukça detaylı bir veri bankası hazırlandı. Bu veri bankasını zaman içinde sizlere daha detaylı tanıtacağız.

Gördüğünüz üzere, Türkiye'de bir ilke imza atıyoruz. Oldukça detaylı ve hataya yer vermemeye çalışan bir sistem kurguladık ve bunu uygulamaya koyuyoruz. Doğru Transfer Puanı ile başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Tüm bunların başarıya ulaşıp ulaşmayacağı zaman içinde kendini gösterecektir muhakkak.

Bizim esas amacımız, zaten medyada ve internette sıkça karşılaştığınız "oynar/oynamaz" tarzı yorumlardan daha farklı bir vizyon sunmak sizlere.

Değerlendirmeye almanızı ve takip etmenizi öneririz.

Teşekkürler.

26 Kasım 2010 Cuma

Biz Demiştik!


Son dakika olarak geçilen haberlerden birini sizinle paylaşmak istedik;

"Antrenmanlarda etkili performans sergileyen Fatih Tekke'nin Galatasaray derbisinde büyük ihtimalle ilk 11'de sahada olması bekleniyor." Sporx.com


Bizim tahminimiz tutacak mı dersiniz?

GS-Beşiktaş derbisi öncesi BeşiktaşkUlan'ın yaptığı incelemede "Tekke oynayacaktır" (25 Kasım 2010) diye bir iddiamızı yazıya dökmüştük. Sporx'in bu haberi gerçekleşirse, maç analizimizin ilk bölümü şimdiden başarılı olacaktır.

Ne demiştik?

"Peki neden Fatih? Bize göre, Schuster, Fatih Tekke'ye bir sürpriz yapıp bu maçta yer verecektir. Hatta daha önce konuştuklarını ve bu maça özel hazırlandığını, sonrasında da devam edeceğini farz ediyoruz. Fatih'i silmeyecektir ki Schuster'in en önemli meziyeti futbolcuları takıma kazandırabilme yeteneğidir. Keza, Fatih ile de basının abarttığı gibi bir durum yaşadıklarını sanmıyoruz."

Bakalım bu ve diğer tahminlerimiz gerçeğe dönüşecek mi?

BesiktaskUlan sitesi olarak herkesin es geçtiği bu gerçeği önceden haber vermiştik. Nedenlerini tek tek belirttiğimiz bu durumu bir tek BesiktaskUlan sitesinde okudunuz. Öncü olduk, olmaya da devam edeceğiz.

Bu ve diğer tahminlerimizin başarılı olması bizi şaşırtmayacaktır.

Aksine, Türkiye'de kimsenin görmediği bazı gerçekleri ve bizim başarımızı kanıtlayacaktır. İddialarımızın arkasındayız. Maçtan sonra hepsini tek tek inceleyeceğiz sizlerle birlikte.

BesiktaskUlan sitesine güvenmeye devam edin lütfen. Alanımızda tek ve en başarılı site olmak için çalışmalarımıza devam etme gayretindeyiz. Bunun da karşılığını alacağımızı düşünüyoruz. Bu haberler, gelecekteki muhtemel başarımızın ilk izleridir.

Bizi takip etmeye devam edin.

Hiçbir yerde yazılmayan gerçekler sitemizde yer almaya devam edecektir.

Maç analizinin tamamını görmek için tıklayınız lütfen.

Düzenleme; Haber1903.com da aynı haberi bugün teyit eden bir bilgi geçmiş bulunmakta.